Blog nedir? . . . Kendi blogunu oluştur ;)

Özel Arama

Kardemin Diyari

Yazılar
 

Onlardan Korkuyorum Artık - Cem GÜNEŞ

Nells_korkuyorum  

Onlardan korkuyorum artık
Onların güçten korktuğu gibi
gücü gören gözlerin kamaşıp
kaçtığı gibi
ellisi birden geldi sanki
her biri birer parça aldı
donup kırılmış kalbin kristallerinden
maskeler örtemiyor yalan çizgilerini
gözü kör bu gecenin
yalanı örttüğü gibi.

Cem GÜNEŞ 
Etiket :şiir
Casper_m
17 Eylül 2008
23:16
Yorumlar :0
 
 
 
 

Benim Küçük Sevgilim

 ash0kzoqmnoc3n08f

Benim küçük sevgilim
Sen bana neler yaptın
Böldün parça parça...

Her defasında parçalanmak usanmıştım sevgilim.. Artık ufalmaktan körleşmişti vücudum.. Daha neler neler vardı bana yaptıkların.. Fayda etmiyordu artık düşüncelerim. İstemekle olmuyormuş bazı şeyler.. Sevda yetmiyormuş deli aşklara.. İyilik para etmiyormuş.. Bazen parçalanmakta gerekiyormuş.....

Onlar bilmez onlar bilmez
Bakarlar yüzüme
Sanki yoksun gibi
Sanki yalanmışız gibi...


Ne istediğimi sen bile bilmezken, sen bile bir çare bulamazken; onların bilmemesine şaşmıyordum aslında.. Her defasında yüzüme söylenenleri hararet olarak algılıyordum. Oysaki, ben neler çekiyordum bir bilsen...

Sanki yoksun! Sanki herşeyimiz yalandı sende.. Sen yalan, ben yalan, sevda yalan... Söylenenler bunlar küçük sevgilim.. Aldatmacalar... Bitip tükenmişti oysaki sevda.. Artık değer biçilmiyordu yüreğe.. Çocuk gibiydin aynı! Bense; bildiğin bir bebek....


Benim küçük sevgilim
Sen bana neler yaptın
Kırdın defalarca...


Onarılmıyor bazı şeyler.. Geri gelmiyor yaşanan düşünceler, söylenen sözler.... Küçük sevgilimdin sen benim! Hiç bitmesin istediğim.....

Kırsan da bazı bazı, sevmediğini bilsem de, vazgeçemediğimdin benim...


Onlar bilmez onlar bilmez
Vururlar yüzüme
Sanki yoksun gibi
Sanki yalanmışız gibi....


Sanki yaşananları bilir de, içini okurlarmış gibi davrandıklarını sansalar da; asLında onlar da bilmez hiçbirşeyi.. Sanki.. Sankilerle yaşayıp duruyordum oysaki...

Çok düşüncelerle karşıma çıkmışlardı .. Bakıp duruyorlardı yüzüme.. Sanki sen, benden gitmişsin gibi hissediyordum bazen! Öyle bir bakıştı ki onlardaki......


Benim küçük sevgilim
Ben sana neler yaptım
Kızdım sayfalarca..


Ben ne yapmıştım ki sana!! (Senin yaptıklarının yanında... Kızmıştım sanki.. Defalarca dile getirmeye çalışmıştım.. Sayfalar bilir sen bilmezsin..Küçük sevgilimsin sen benim!!! Seninle küçülüp, büyüdüğüm...

Anlamıyordun bazı şeyleri.. Anlatamıyordum sana.. Kızgınlığım ondan olsa gerek...

Onlar bilmez onlar bilmez
Yakarlar canımı
Sanki yoksun gibi
Sanki yalanmışız gibi..


Onlar bilmez de yakarlar canımı!! 'Biz' yokmuşuz gibi davranırlar.. Çıkarmam sesimi! Susarım.... Her zaman olduğu gibi ben gene sessiz sessiz ağlarım.. Onlar bilmez ama kaybederler yüreğimi.. Ne kalırki senden bana.. Al herşeyimi!!

Etiket :aşk fısıltıları
Casper_m
17 Eylül 2008
22:55
Yorumlar :0
 
 
 
 

Fıkra - Kırmızı Başlıklı Kız ve Kurt

Kırmızı başlıklı kız ninesine kurabiye götürüyormuş. Yolda yürürken bir ağacın arkasından kurdun burnunu görmüş:
- Kurt çık ordan gördüm seni!!!
Kurt; "Hey Allah'ım!" demiş ve ortaya çıkmış.
Kırmızı başlıklı kız yürümeye devam etmiş. Az sonra bir çalının arkasından kurdun kulaklarını görmüş:
- Kurt çık ordan gördüm seni!..
Kurt; "Hey Allahım!" demiş ve yine ortaya çıkmış.
Kırmızı başlıklı kız yürümeye devam etmiş. Biraz sonra bir kütüğün arkasından kurdun kuyruğunu görmüş:
- Kurt çık ordan gördüm seni!..
Kurt sinirlenip bağırmaya başlamış:
- Ulan gördüysen gördün!!! Rahat rahat bi tuvaletimizi de mi yapamıycaz beeee!??..

Etiket :fıkra
Casper_m
17 Eylül 2008
22:05
Yorumlar :0
 
 
 
 

Fatma - Salim ÖRGEL

 
Terden apak olmuş rastıksız kaşı
Dayanmış çapaya duruyor Fatma
Ayağı yalındır başında poşu
Kardan adam gibi eriyor Fatma
Yağın yok tuzun yok dert kucak kucak
Her sene baharda böyl' olur ancak
Zemheride soğuk temmuzda sıcak
Hep senin başına vuruyor Fatma
Bakraçta soğumuş düğürcük aşı
Ayağın acıtmış tarlanın taşı
Çatlak dudakları çürümüş dişi
Sana pek ıstırap veriyor Fatma
Borçluymuş kocası gitmiş gurbete
Yıllardır hasrettir yüz gram ete
Sıcak bir çay olsa geçer hürmete
Bilmem ki ne güne duruyor Fatma
Tomofiller gelmiş misler kokuyor
Yazamıyor ama biraz okuyor
Kaş altından dargın dargın bakıyor
Pek bakarkör değil görüyor Fatma
Salim Örgel 
Etiket :şiir
Casper_m
17 Eylül 2008
22:01
Yorumlar :0
 
 
 
 

Bu Benim Sensiz Halim

 
Dokunsalar ağlayacağım....
İyi' demek adettendir ya !
'İyiyim' dedim…

Değilim.
Anlatılması zor bir duygu içimde ki.
Her harf
Her kelime
Ve her cümle, olduğundan ya çok basit ya da daha karmaşık bir hale getiriyor dilime getiremediklerimi.
Birgün konuşmayı unutmak, sadece susmak istiyorum.
Birgün susmayı unutmak, olur olmaz konuşmak istiyorum.
'Kime, neye konuşursan konuş' diyorum…
Yeter ki susma!
Hiçbir söz yetmiyor, beni 'bana' anlatmama…
Dinleyemiyorum kendimi, acımadan içim…
Dokunsalar ağlayacağım bir ömür boyu…
Ve değseler hüznüme, döküleceğim parça parça…

Bir anlık değil, boğulduğum bilinmezlik.
Acısı çıkıyor sustuklarımın.
Oysa ben iyiyim görünürde !

Anlamını içime çeke çeke mutluluğa erişemiyorum...
Ya hep ben fazla geldim ya da hep bir şeyler eksik kaldı…
Şimdi iyi olan ne varsa, üzerine çizgi çekemediğim kırgınlıklar sarıyor dört yanını.
Ve ben,
İyi olmanın eşiğinde, korkulara kapılıyorum anlamadığım bir biçimde…
Sebebim yok.
Belki de çok…

Biliyorum;
Ben bile kendimi anlayamıyorken anlaşılmayı beklemek, hayalden de öte .

Ben kendimi,
Görmüyorum
Duymuyorum
Ve bilmiyorum…

Dokunsalar ağlayacağım bir ömür boyu…
Ve değseler hüznüme, döküleceğim parça parça…

__._,_.___
Etiket :aşk fısıltıları
Casper_m
17 Eylül 2008
21:57
Yorumlar :0
 
 
 
 

Çocukluğumu Özlüyorum

lollipopbyseitumz4  

Çocukluğumu özlüyorum. . .
Yara bere içindeki dizlerimi. . .
Pamuk helvaya yapışmış suratımı. . . Elma şekerine bulanmış ağzımı. . .
Yaramazlık yaptığımda annem göremesin diye . . .
saklandığım kapı ağzını. . .
Oysa . . .
Çoktan sobeledi hayat. . .

Etiket :sohbet
Casper_m
17 Eylül 2008
21:55
Yorumlar :0
 
 
 
 

Oruçlunun Sevinci

namaz_logo 
ORUCLUNUN SEVINCI

Ramazan ayi secilmis buyuk bir aydir. Kur'an-i kerim bu ayda indirildi. En faziletli oruc, bu ayda tutulan oructur. Hadis-i seriflerde buyuruldu ki:

(Hak teala aylari Ramazanla, kitaplari Kur'an-i kerimle suslemistir.)

Yine Hadis-i serifde buyuruldu ki, (Ramazan ayinda, ayagi ciplak olan bir kimseye bir ayakkabi alana, Allahu teala kiyamet gunu nurdan bir binek verir ve bunun sirtina binerek sirati gecer.)

(Her kim, Ramazan ayinda her gun ve her gece onar defa istigfar ederse, Hak teala, ona Cebrail, Mikail, Israfil, Azrail ve Arsi tasiyan meleklere verdigi sevabi verir ve gunahlarini mahveder.)

(Ramazan ayinin gunduz ve gecesinde Kur'an-i kerimden bir ayet okuyana, her harfi icin bir sehid sevabi verilir.)

Bedevinin birisi Peygamber aleyhisselamin bu sozunu duyunca agladi. Peygamber efendimiz (Nicin agliyorsunuz?) buyurdu. Bedevi, (Ben okuma bilmem, bu sevaplardan mahrum kaldim) dedi. Peygamberimiz buyurdu ki:

(Kulhuvallahu' yu okumaktan da mi acizsin? Bir kul, Ramazan ayinda bir defa Kulhuvallahu'yu okursa, Allahu teala ona Cennette elli alti sehir bina eder. Her sehirde o kadar kosk bulunur. Her odada divan, her divanda da huri bulunur. Allahu teala, elli alti bin sevap yazar ve o kadar gunahini siler ve derecesini o kadar yukseltir.)

Bedevi bu mujdeyi duyunca cok sevindi. (Bana bu mukafati mujdeledigin gibi, Allahu teala da sana ikram ve ihsan eylesin.) dedi.

Hadis-i serifte buyuruldu ki:

(Oruc tutanin iki sevinci vardir. Biri iftar vaktinde, digeri Allahu tealayi gordugu zamandir.)

Iftar vaktindeki sevinci, o gun de oruc tutabildigi icindir. Fakat bu sevinci yemek icin bile olsa, yine iyidir. Cunku ibadet niyetiyle yenen yemege de sevap vardir. Uykunun ibadet olmasi gibidir. Herkesin uykusu ibadet degildir. Hadis-i serifte (Alimlerin uykusu ibadettir.) diye buyurulmustur. Alim, yarin faideli isler yapmak niyyetiyle istirahat etmeyi dusundugu icin uykusu ibadet oluyor. Yemek yerken de yapacagi faideli islere Allahu tealanin kuvvet vermesi icin niyyet ederse, yedigi yemekler ibadet olur. Bu bakimdan oruclunun iftar vakti sevinmesi uygundur. Oruclu o gun orucunu tutabildigi icin sevindigi gibi, iftar vakti rahmet geldigi icin de sevinir. Hadis-i serifte buyuruldu ki:

 (Ramazan ayi gelince Cennet kapilari acilir, Cehennem kapilari kapanir, seytanlar baglanir.)

(Ramazana cok hurmet etmelidir. Onun rahmeti mu'minleri sevindiricidir. O oyle bir aydir ki, ilk gunleri rahmet, ortasi magfiret ve sonu Cehennem atesinden kurtulmaktir. )

(Ramazan ayinin her gece ve gunduzunde, Allahu teala, binlerce gunahkari Cehennemden azat eder.)

(Eger kullar, Ramazan-i serif ayindaki fazilet ve ihsanlari bilselerdi, butun senenin Ramazan olmasini isterlerdi. Cunku bunda cok sevap vardir.)

(Ramazan ayinin gelmesine sevineni, Allahu teala, kiyamet gununun korkusundan muhafaza eder.)

(Ramazan-i serife hurmet eden, Allahu tealaya hurmet eder.)

Ramazan-i serife hurmet etmek nasil olur? Kisaca Allahu tealanin emirlerini yerine getirmeli, yasaklarindan kacmalidir. Oruc tutup da giybet eden, yalan soyleyen, onun bunun kalbini kiran, haramlardan kacmayan kimse Ramazan ayina hurmet etmis olmaz.

Hadis-i seriflerde buyuruldu ki:

(Ramazan ayinda gunah islemeyi terk eden kimsenin Allahu teala on bir aylik gunahlarini magfiret eder.)

(Ramazan ayinda gunah isleyen, iki azaba mustehak olur. Ramazan ayinda iyilik yapan da iki sevaba kavusur.)

(Ramazan ayinda miskinlere sadaka veren, uzerinde gunesin dogdugu her seye sadaka vermis sayilir. Ramazan ayinda bir rek'at namaz kilan, Ramazanin haricinde iki bin rek'at namaz kilmis, Ramazan ayinda bir tesbih soyleyen, Ramazan ayinin haricinde yuz bin tesbih soylemis gibidir. Ramazanda bir mu'mini giydireni Allahu teala kiyamette butun insanlarin yaninda yedi yuz bin elbise giydirir. Ramazan ayinda ac bir kimseyi doyuran veya bir orucluya iftar verene, Ramazan haricinde dunya dolusu altin sadaka vermis sevabi verilir.)

 (Oruc tutanin agzinin kokusu, Allahu tealanin katinda misk kokusundan daha iyidir.)

Oruclu, (Eger orucum kabul olduysa yarin ahirette Allahu tealayi gorurum) diye sevinir. (Oruc Cehennemden kalkandir.) Hadis-i serifini dusunerek sevinir. Nasil kalkan, kilicin kesmesine mani ise, oruc da Cehennem atesinin kivilcimlarinin gelmesine manidir. Kiyamet gunu Cehennem atesi, Arasata dogru hamle edince, oruc tutanlar onun hamlesine karsi cikarlar. Cehennem atesi kirk senelik yoldan oruclunun kokusunu tanir ve geri cekilir. Bildirildi ki:

Bir kimseyi Cehenneme atarlar. Fakat Cehennem atesi onu yakamaz. Cehennem atesi sonmege baslar. Cehennemde vazifeli meleklerin en buyugu Malik aleyhisselam Cehenneme sorar ki:

-- Bu kimseyi nicin yakmiyorsun?

-- Bu kimseden oruc kokusu geliyor.

-- Demek ki bu kimse oruc tutmustur.

-- Evet... Onun icin yakamiyorum.
Etiket :dini konular
Casper_m
17 Eylül 2008
21:48
Yorumlar :0
 
 
 
 

Sen Kalbinle Sev Kalbinle Sevil Yeter..

 

Aynada yansıyan güzelliğe aldanma sakın, gün olur o gider kalbin kalır geride her nesilde seni anlatan ruhun kalır en temiz en saf güzelliğiyle aldanma güzelsin diyenlere, seni güzelliğinle övüp geçenlere kanma sakın saçın ağarıp, yüzün kırışınca sor bakalım ne diyecekler. Kimler beğenecek seni ve yeniden başlayacaklar övmeye.  Kalbine aşık olup pervane olan yüzüne hayran kalıp senle yanın mı …?

Günler haindir sormadan geçer akarsu misali. Sözler aynı kalır gözlerin kaldığı yerde. Ve kalbin en saf en temiz haliyle durur dokunulmamış bir gül gibi narin ve zarif. Besle besleye bildiğince aldanma güzelliğine her şey kalbinde olsun.
 

Sevgide saygıda en önemlisi hoş görülü olmalı yüreğin o zaman en güzel en tatlı ve anlamlı sen olu verirsin. Her dilde anlatılır. Her kelimede geçersin. Ebedi güzelliğin olur sözlerin kalpten ve samimi olursa. Dostun olur sırdaşın olur. En önemlisi sen olur sen göçsen de zamansız akan ömürde.


Güzellik kalır aynalarda sen kalbinle anılırsın her köşe başında. Her satırda… Güzelliğin dillere destan olur sonsuza kadar yaşarsın gönüllerde. Kalbinle sev kalbinle say yeter.
İki günlük kalmazsın dillerde, gönüllerde yaşar dilden dile anlatılırsın.


Güzellik dediğin her kulda var ama yürek güzelliği denilince düşünür insan acep kim daha güzel diye. Dış görüntü güzelliği geçer zaman geçtikçe, iç güzelliğin kalır sermaye. Her derdini anlatır kalbin güzelliğini de anlatır dert duraklarında ve en karanlık köşelerde senin çıkarır içinden her efkar ışık diye, sen kalbinle sev kalbinle sevil yeter…

 
Etiket :aşk fısıltıları
Casper_m
17 Eylül 2008
19:14
Yorumlar :0
 
 
 
 

Aşk Hikayesi - Herşeye Rağmen

Bugün ilk defa senleyken geçirdiğim sensiz günlere lanet ettim. Birlikte ama ayrıydık. Ne tuhaf değil mi, birbirimize bir nefes kadar yakın ama bir o kadar uzaktık. Aslında uzak olan sendin. Hep sustum seni kaybetmemek için, sen de bunların hakkını vererek! Çekip gittin. Yalnız ve sensiz olan beni bir kez daha yalnız ve sensiz bıraktın.

Hatırlıyor musun giderken, bana: “ çok farklıyız, olmuyor…” demiştin. Evet çok farklıyız haklıymışsın; çünkü sen sevmeyi ve sevilmeyi bilmiyormuşsun.

Gidişine üzülmedim desem yalan olur, bütün yaptıklarına rağmen seni hala seviyordum. Benden uzakta olsan da varlığını bilmek beni mutlu ediyordu.

Şimdi düşünüyorum da aradan bir yıl geçti. Bugün gidişinin yıl dönümü gittiğin günde hava karanlık ve hüzünlüydü bugün de öyle… Bu ayrı geçen! bir yıl içinde senle hiç görüşmedik. İçimdeki ateş her geçen gün biraz daha arttı, seni unutmaya çabaladıkça biraz daha sevdim, bağlandım. İçimdeki sorgulamayı hiç yapmadım, ayrılığın hesabını sormadım, hep doğru zamanı bekledim.

Bugün; beraberken gittiğimiz bizim ağacımız dediğimiz ağaca gittim, biraz sonra sen de geldin. Açıkçası bunu beklemiyordum çünkü; “ Biz çok farklıydık unuttun mu?” Yanıma geldin ve anlatmaya başladın:

“ Pişmanım! Affet beni sana acı çektirdim. Bu bir yıl içinde beni ne kadar çok sevdiğini, sana neler çektirdiğimi daha iyi anladım. Ve daha iyi anladım sensiz olamayacağımı. Affet lütfen! Biliyorum hala seviyorsun beni, unutamadın.

Resimlerime bakıp hala ağlıyorsun, ismim geçtiğinde boğazında bir şeyler düğümleniyor ve gözlerin doluyor. Ve biliyorum hasret sana da zor geliyor. Lütfen affet! Aşkımız son bir şansı hak ediyor. Seviyorum seni… Biliyorum sen de seviyorsun. Susma! Bağır, azarla, küfret ama bir şeyler söyle. Seviyorum… Seviyorum seni!..”

Bir süre birbirimize bakıştık, içimdeki sorgulama başlamıştı seni gördüğüm an, kalbim doğru zamanı seçmişti. Bir yılımı adadığım deliler gibi sevdiğim, istese canımı verebileceğim kaybetmemek için her yaptığına katlanmış olduğum ve bunun karşılığında birazcık sevgiyi benden esirgeyen ve çekip giden adam; acı, gözyaşı ve isyanla geçen bir yıldan sonra gelmiş beni sevdiğini söylüyor, af diliyordu. Ne yapmalıydım? Önümde iki seçenek vardı; ya kalbimi dinleyecek aşkıma yeni bir sayfa açacak her şeyi unutacaktım, ya da mantığımı dinleyip gururumu bir kez daha çiğnetmeyecektim.

Beynim durmuştu, ne yapmam gerektiğine bir türlü karar veremiyordum. Aklıma bir sürü soru geliyordu. Eğer beni hep sevdiyse neden bugünü beklemişti, neden hiç aramamıştı. Aklım iyice karışmıştı.

Yaşadıklarımı unutabilir miydim? Ona yeniden nasıl güvenebilirdim? Başım fena bir şekilde ağrımaya başlamıştı, sanki çatlayacak gibiydi. O ise bana bakıyordu yalvarır gözlerle. Hiç bir şey söylemeden arkama döndüm ve yürümeye başladım. Biraz ilerledikten sonra “ Dur!” dedi. “ Hiçbir şey söylemeyecek misin?” Bir an duraklasam da yürümeye devam ettim.

Eve geldiğimde hala düşünüyordum, ne yapmalıydım? Onu unutamamıştım, hala deliler gibi aşıktım, bir yıldan sonra onu bugün gördüğümde içim bir tuhaf olmuştu, gözlerine baktığımda bana çektirdiği bütün acıları unutmuştum. Aslında onu çoktan affetmiştim; ama güvenemiyordum, bir kez daha çekip giderse bu defa dayanamazdım onsuzluğa.

Bu düşünceler içinde otururken gece olmuştu, pencere kenarına gelmiş yağan yağmuru izliyordum, yağmurun sesi huzur veriyordu, sanki aşk sözcükleri fısıldıyordu kulağıma. Bu gece içim daha da yanmıştı, bir yıldan sonra yalnızlık ilk defa bu kadar acı vermişti, konuşmak istiyor ama konuşamıyordum. Bir yandan hafif bir müzik bir yandan yağmurun sesi gözyaşlarımı akıtmıştı. Evet direnmenin bir anlamı yoktu, seviyordum onu… Bir ara aşağı baktım, sokakta yalnız bir kişi vardı, gecenin bir yarısı delirmiş olmalı diye düşündüm hem de bu yağmurda. Demek yalnız değilim, diye geçirdim içimden bir an. Adam bana doğru bakıyordu elinde bir beyaz gülle. Dikkatlice baktığımda onun olduğunu anladım biraz baktıktan sonra aşağı inmeye karar verdim indiğimde o yoktu, hayal gördüğümü anladım.

Gitmeseydi her şeyi unutup boynuna sarılır bir yılın hasretini, acısını dindirseydim diye geçirdim içimden ama o yine gitmişti, hem de hiçbir şey söylemeden.

Lanet ettim, bağırmaya başladım “ Neden… Neden?” diye haykırdım. Gözyaşlarım yağan yağmura karışıp gidiyordu. Kalbim fena bir şekilde acımaya başlamıştı, dayanamadım daha fazla dayanacak gücüm kalmamıştı dizlerimin üzerine oturdum sırılsıklam olmuştum ama yüreğimdeki ateş sönmüyordu. Biraz sonra omzumda bir el hissettim, kim olabilirdi ki? Bir ses “ Kalk ayağa lütfen, ağlama” dedi. Bir an rüyada olduğumu sandım ama değildi, karşımda “ O” vardı. Gitmemişti, bu defa yanımdaydı. Bir tokat patlattım yüzüne “ Vur “ dedi. “ Vur, hakediyorum ben bunu… “Neden? ” diye ağlamaya devam ettim ve daha fazla hasretine dayanamayıp boynuna sarıldım, ayrı geçen bir yıla inat hasret giderdim. “ Sana bir şey vermek istiyorum.” Dedi. İkimizde sırılsıklam olmuştuk. Önümde diz çöktü, ellerimi tuttu ve gözlerime bakarak:

“ Bugüne dek sana bir çok acı çektirdim, canını acıttım, kalbini kırdım. Ayrılığın sebebi de bendim geçen bir yıl içinde seni hiç görmediğimi, merak etmediğimi sanıyorsan yanılıyorsun. Hani ayrıldığımız ilk günden itibaren her gün evine gelen bir beyaz gül var ya hani kimden geldiğini bir türlü çözemediğin; işte onlar sana benim hediyemdi. Daha ayrıldığımız ilk gün içime bir kor düşmüştü ama yüzüm yoktu sana dönmeye. Biraz zaman geçmesini bekledim ve aradan tam bir yıl geçti. Beni sevdiğini, unutamadığını biliyordum, inan bana bu bir yıl süre zarfında her geçen gün sana olan aşkım bir kat daha arttı. Ve bugün benden hep beklediğin o iki kelimeyi söylemeye seni sevdiğimi söylemeye geldim. Evet seni seviyorum. Deliler gibi aşığım sana. Ömrümün sonuna kadar yanımda olmanı istiyorum. Bu deli aşığa son bir şans verir misin? Son nefesimi verene kadar yanımda olur musun?

Hayatımın aşkısın, hayatımın kadını olur musun, yaptığım her şeye rağmen? “

Şaşırmıştım ne diyeceğimi bilemiyordum demek her gün istisnasız gelen beyaz gülleri o göndermişti.

Bana bu günde bir beyaz gül getirmişti. Gülün sapında bir çift yüzük vardı. Elimden yüzükleri aldı ve bana ait olanını parmağına taktı. Sarıldık birbirimize. Cevabımı sorduğunda ise;

“ Herşeye rağmen seni seviyorum ve ömrümün sonuna kadar yanında olacağıma aşkımın her geçen gün artacağına söz veriyorum…

Etiket :aşk hikayesi
Casper_m
17 Eylül 2008
19:12
Yorumlar :0
 
 
 
 

Pet Shop Hop - Oyun - Casper_m

untitled
Oyunu süresiz oynayabilmek için klasör içindeki videoyu izleyin
Etiket :oyun indir
Casper_m
17 Eylül 2008
19:10
Yorumlar :0